![]() |
|||
![]() |
![]() |
||
![]() |
Anasayfa > Etkinlikler | ||
Paşabahçe Mağazaları A.Ş. 
BASIN
BÜLTENİ
AŞURE
TADINDAKİ BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI
Paşabahçe’nin Aşure Koleksiyonundaki eserlerde Anadolu
kültürünün aşure ile simgelenen birlik ve beraberlik değerleri işlenmiş.
Paşabahçe, Anadolu kültür mirasımızı
oluşturan değerleri, Tarih-Kültür-Cam Koleksiyonları’ndaki sınırlı sayıda
üretilen eserlerle günümüze getiriyor.
Koleksiyonların 2009 yılı teması olarak
“Aşure” seçilmiş. Toplam 24 eserin bulunduğu Aşure Koleksiyonu, 19 Kasım’da Aya
İrini Müzesi’nde basına ve sanatseverlere bir sergi ile tanıtıldı.
‘’Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları’nın
sosyal sorumluluk anlayışının bir parçası olan, Tarih- Kültür -Cam
Koleksiyonu’nun 8 incisinin teması ‘’Aşure‘’ olarak belirlenmiştir.’’
Nuh tufanından sonra yeryüzünde ilk
pişen yemek olduğuna inanılan Aşure; bereket, şifa, beraberlik, azı çok yapmak,
zıtların birlikteliği, ve çok kültürlülük gibi değerleri temsil ederken, ‘’hayatın
yaratılmış tüm canlılar tarafından paylaşılan bir ortakyaşam olduğu ve ancak bu
ortak yaşamın korunmasıyla hayatın sürdürülebileceği’’ mesajını
vermektedir. Tüm bu değerler çok
sayıdaki uygarlığa ev sahipliği yapan Anadolu insanının çok yakından bildiğimiz
hasletleridir.
Günümüzde yaşananlar, aşurenin temsil
ettiği evrensel değerler ile verdiği mesajın önemini ve hayata geçirilme
gereğini her an bize hatırlatmaktadır. Umuyoruz ki; ortakyaşamın paylaşım
gereğini, cam formatında kalıcı bir şekilde günümüze getiren 2009
koleksiyonumuz da, bu değerlerin hayata geçirilmesinde katkı sağlar.
Kırman, konuşmasında;
"Paşabahçe Koleksiyonları’nın sayısının Aşure Koleksiyonu ile 8’e
yükseldiğini, sunulan eserlerin toplam sayısının da 165’e ulaştığını" belirterek;
"Bu eserler, uluslararası ilişkilerde ülkemizi tanıtan kültür
köprüleri kurarken, bir taraftan da geleceğin kültürel mirasını oluşturuyor"
dedi
Aşure koleksiyonu Ocak ayında Paşabahçe
Mağazaları’nda satışa sunulacak.
AŞURE
HAKKINDA ÖZET BİLGİ
"Aşure" sadece
"tatlı" olmanın ötesinde daha derin ve mistik anlamlar içermektedir.
Bu nedenle Aşure, bir ‘’simge tatlı’’ olmuş
ve geçmişten günümüze pek çok farklı din ve kültürde yer bulmuş,
benimsenmiştir.
Aşure’nin kökeni:
Aşure’nin, efsanevi Nuh tufanından
sonra yeryüzünde pişen ilk yemek olduğuna inanılır. Tufanın sona ermesinden
sonra Nuh Peygamber’in dünya üzerindeki yaşamın devam edeceğini anlaması
üzerine, gemide kalan malzemelerin bir araya getirilip pişirilmesi mitolojik
olarak şöyle dile getirilmektedir :
“..Birisi bir avuç buğday, diğeri bir
avuç üzüm, diğeri bir avuç nohut getirdi. Yedi çeşit hububat ile Nuh onlara
yemek pişirdi. Nebilerinin bereketiyle doydular. Tufandan sonra yeryüzünde
pişen ilk yemekti bu. Ve insanlar bu şükran yemeğini Aşure Günü pişirmeyi adet
edindiler.”
Aşure, bu özelliği nedeniyle, binlerce
yıldan beri, çok geniş bir coğrafyada farklı
kültürler tarafından benimsenmiş ve ifade ettiği derin anlamlar nedeniyle bir
çok kültürel değerin simgesi olmuştur.
Bu bağlamda, "Aşure" semavi
dinlerin birleştiği bir kültürel değer olmasının yanısıra çokkültürlülüğün; çok
sesliliğin ve içiçe geçmişliğin simgesi olduğu için "Medeniyetler
İttifakı"nın özü niteliğindedir.
Ortakyaşamın sürdürülebilmesi:
Aşure,
hayatın; yaratılmış tüm canlılar tarafından paylaşılması gereken bir
"ortakyaşam" olduğu mesajını verir. Sürdürülebilir ve bereketli bir
ortakyaşam için, hoşgörü, paylaşabilme, şükretme ve birlikte yaşama
kavramlarının gerektiğini hatırlatır.
Aşure, simgesel olarak şöyle ifade
edilmektedir:
-
"Bereketli"
-
"Şifalı"
-
"Matem/ Ağıt yiyeceği"
-
"Beraberlik sembolü"
-
"Kültürel çeşitlilik sembolü"
-
"Azı çok etmenin, yokluktan
bereket çıkarmanın sırrı"
-
"Paylaştıkça çoğalmanın
simgesi"
-
"İrili ufaklı, tatlılı ekşili
taneler bütünü"
-
"Tatlıyla tuzlunun en aykırı
biçimde yanyana geldiği, dünyanın en karmaşık, en karşıt, en sofistike
tatlısı"
-
"Din, mezhep, ırk ve siyasal
görüşleri ne olursa olsun, bu topraklarda yaşayan insanların birkaç günlüğüne de olsa o bir
tabak dolusu bereketin etrafında birleşmesi."
Aşure’nin ismi neleri çağrıştırıyor?
-
Aşure
ismi Arapça "Aşara" (10) dan gelmekte ve Hicri yılın ilk ayı olan
Muharrem’in 10. gününü işaret etmektedir.
İnanılır ki bu
"simge gün";
-
Dünyanın
yaratıldığı gündür.
-
Adem
ile Havva’nın cennetten çıkarıldığı gündür.
-
Peygamberlerin
(İbrahim-Musa- İsa -Yahya) doğduğu gündür.
-
Musa
Peygamber ve kavminin Mısır’dan göç ettiği gündür.
-
Yakup
Peygamber’in oğlu Yusuf’a kavuştuğu gündür.
-
Eyyub
Peygamber’in yaralarının iyileştiği gündür.
-
Nuh
Peygamber’in gemisinin Cudi dağına oturduğu gündür.
-
İmam
Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiği gündür.
Bu nedenle,
-
Tevrat;
Aşure Günü’nü "Kefaret Günü" olarak gösterir
-
Hristiyanlar
mahşer gününün, Aşure Günü geleceğine
inanır
-
İslamiyetten
önce Museviler; Aşure Günü Orucu
tutarlar (dı).
-
Cahiliye
devrinde Araplar; Aşure Günü Orucu tutarlar (dı).
-
Ramazan
ayında oruç farz oluncaya kadar müslümanlar Aşure Günü Orucu tutarlar (dı).
-
Şiiler
Muharrem ayının 10. gününü matem günü sayarlar ve Muharrem’in 1’i ile 10’u
arasında et yemezler, yeni bir şey giymezler, yeni bir işe başlamazlar,
dövünerek yas tutarlar.
Aşure
kültürü Anadolu’da yaşıyor
Aşure bugün en çok Anadolu’da
geleneksel konumunu ve önemini korumakta ve yaşamaktadır. Bunda; bir
uygarlıklar beşiği olan Anadolu’nun, Aşure’nin ifade ettiği derin anlamları
yeterince iyi yorumlamış olmasının payı büyüktür.